Avrupa İmalat Teknolojileri Birliği (CECIMO), "Made in EU" düzenlemesinde Türkiye'nin AB menşeli içerikle eşdeğer kabul edilmesini talep ederek, entegre üretim zincirlerinin korunması çağrısında bulundu.
AYTUN MEDYA Editörlüğü2 dk okuma


Avrupa Birliği'nin sanayide yerli üretimi ve stratejik bağımsızlığı artırmak amacıyla geliştirdiği "Made in EU" yaklaşımı, Avrupa İmalat Teknolojileri Birliği (CECIMO) tarafından mercek altına alındı. Ekim 2026 tarihli pozisyon belgesinde, Gümrük Birliği sayesinde Avrupa sanayi değer zincirlerine derinlemesine entegre olan Türkiye'nin, bu yeni düzenlemede AB menşeli içerikle eşdeğer statüde değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. CECIMO, Türkiye'nin yanı sıra AB ile serbest ticaret anlaşması bulunan İngiltere ve İsviçre'nin de aynı kapsamda ele alınmasını talep etti.
Kuruluş, bu ülkelerin kapsam dışında bırakılmasının mevcut tedarik zincirlerini bozabileceği, üretim maliyetlerini yukarı çekebileceği ve nihayetinde Avrupa sanayisinin küresel rekabet gücünü zayıflatabileceği uyarısında bulundu. CECIMO, olası kısıtlamaların tüm güvenilir ekonomik ortakları dışlamak yerine, sadece belirli stratejik ürünlere ve tedarik zinciri halkalarına yönelik uygulanmasını önerdi. Avrupa'da 14 ulusal derneği ve yaklaşık 1.500 sanayi işletmesini temsil eden CECIMO, Avrupa makine tezgahı üretiminin yüzde 97'sini ve dünya üretiminin yaklaşık üçte birini kapsıyor. 2025 yılı verilerine göre kuruluşun cirosu 23,4 milyar avro seviyesinde gerçekleşirken, yaklaşık 150 bin kişiye istihdam sağlıyor.
Avrupa makine imalat sektörü, 2025 yılında yüzde 6,6 oranında bir daralma yaşayarak üst üste ikinci yıl düşüş kaydetti. Avrupa'nın küresel makine tezgahı üretimi ve tüketimindeki payı da gerilemeye devam ediyor. Bu tablo karşısında CECIMO, "Made in EU" politikasının yalnızca nihai ürünlerin montaj yerine odaklanmaması gerektiğini savunuyor. Kuruluş, takım tezgahları, eklemeli imalat sistemleri, robotik, endüstriyel otomasyon, yazılım, ölçüm ve test kabiliyetlerinin de stratejik sanayi yetkinlikleri arasında sayılmasını istiyor.
Makina İmalatçıları Birliği (MİB) Başkanı O. Fatih İğrek, Türkiye'nin Avrupa sanayi ekosistemindeki konumunun makine sektörü için büyük bir avantaj olduğunu belirtti. İğrek, Türk üreticilerin Avrupalı müşterilere sadece makine değil; mühendislik bilgisi, bakım hizmetleri ve esnek üretim altyapısı sunduğunu ifade etti. Türkiye makine sektörünün 2025 yılında 28,7 milyar dolarlık ihracatla tarihi rekor kırdığını hatırlatan İğrek, bu ihracatın yaklaşık yüzde 60'ının AB ve ABD pazarlarına yapıldığını ve Türkiye'nin Avrupa'nın altıncı büyük makine üreticisi olduğunu vurguladı.
Makine sektörünün sanayideki dönüşümün merkezinde yer aldığını belirten MİB Başkanı İğrek, sektörün sadece bir ara malı üreticisi olarak görülmemesi gerektiğini savundu. İğrek, yeni fabrika kurulumlarından temiz teknolojilerin yaygınlaşmasına, enerji verimliliğinden otomasyona kadar tüm stratejik dönüşüm alanlarının temelinde makine teknolojilerinin yattığını ifade etti. Küresel rekabette fiyat avantajının artık tek başına yeterli olmadığını, teknoloji ve mühendislik kabiliyetlerinin belirleyici hale geldiğini belirten İğrek, üreticilerin Ar-Ge, yazılım ve dijitalleşme yatırımlarına ağırlık verdiğini kaydetti.
CECIMO ise "Made in EU" yaklaşımının korumacılığa dönüşmemesi gerektiğini, aksine Avrupa sanayisinin rekabet gücünü artırmaya odaklanması gerektiğini vurguladı. Başarının üretim kapasitesi, verimlilik, teknoloji ve tedarik zinciri dayanıklılığıyla ölçülmesi gerektiğini savunan kuruluş; menşe kurallarının AB genelinde uyumlaştırılmasını, KOBİ'lerin üzerindeki idari yükün azaltılmasını ve gerektiğinde istisnalar getirilmesini önerdi. Havacılık, savunma, nükleer enerji, yarı iletkenler ve medikal teknolojiler gibi stratejik sektörlerin üretim altyapısını oluşturan makine ve teknolojilerin, bu yeni yaklaşımın ayrılmaz bir parçası olması gerektiği belirtildi.
İnteraktif Hesaplama · Kişisel Makro Etki Simülatörü
Kendi bütçe veya işletme büyüklüğünüzü seçerek makroekonomik değişimlerin aylık/yıllık matematiksel yansımasını simüle edin.
+₺56.250
Aylık ortalama: ₺18.750 (Stopaj düşülmüş)
₺556.250
Brüt faiz: ₺62.500
-₺73.125
Tahmini ticari kredi faizi (%58.5) üzerinden
* Bu simülasyon yalnızca finansal okuryazarlık ve makroekonomik etki analizi amaçlıdır; SPK mevzuatı kapsamında yatırım veya kredi tavsiyesi niteliği taşımaz.
Nedensellik & Yayılım Zinciri · Ekonomik Dalga Haritası
Bir ekonomik kararın veya verinin piyasalara, sektörlere ve hanehalkına hangi sırayla yayıldığını görmek için dalga halkalarına tıklayın.
Merkez Bankası bir hafta vadeli repo faizi ve depo ihaleleriyle bankalararası para piyasasında TL fonlama maliyetini belirler.
SERİ DOSYA · SERMAYE PİYASALARI · Semafor / The Economist Standardı
BIST 100 endeksi, 2 ve 10 yıllık gösterge tahvil getirileri ile Türkiye 5 yıllık CDS priminin son 6 aylık kronolojik seyri.
Dış finansman dengesindeki iyileşme ülke risk priminin 300 baz puanın altında kalıcılaşmasını sağladı.
Dezenflasyon beklentisiyle uzun vadeli Hazine tahvillerinde getiri eğrisi aşağı yönlü hareket etti.
Enerji dışı cari dengedeki güçlü görünüm döviz likiditesini ve rezerv kalitesini destekledi.
Bankacılık sektörü ve kurumsal fonların tahvil talebiyle borçlanma maliyetleri dengelendi.
Bütçe disiplini ve cari açık/GSYH oranındaki düşüş hedefleri uluslararası yatırımcı sunumlarında öne çıktı.
Borsa İstanbul'da şirket finansalları ve yıl sonu para politikası beklentileri fiyatlamaların ana eksenini oluşturuyor.
Şeffaflık · Rakam Röntgeni & Çoklu Perspektif
Bu haber yapay zekâ desteğiyle, aşağıdaki birincil kaynaklardaki bilgilere dayanılarak hazırlanmış ve editoryal doğrulama kurallarından (`claims_checked`) geçirilmiştir.
Rakam 14
Rakam 1500
Rakam 150000
Rakam 2025
Rakam 2026
Rakam 23400000000
Rakam 28700000000
Rakam 6.6
Rakam 60
Rakam 97
Türk savunma sanayisi, ihracat anlaşmaları ve yurt dışındaki üretim yatırımlarıyla uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırıyor.