Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, galvanizhane bölümünde çalışan bir işçinin yıpranma payı ve erken emeklilik talebini oy çokluğuyla reddederek benzer davalar için emsal bir karara imza attı.
AYTUN MEDYA Editörlüğü2 dk okuma


Ekonomim kaynağına göre, galvanizhane bölümünde proses elemanı olarak çalışan bir işçi, zehirli gaz, asit ve yakıcı maddelere maruz kaldığı gerekçesiyle 01.09.1990 ile 26.04.2016 tarihleri arasındaki çalışmaları için itibari hizmet süresi (yıpranma payı) tespiti talep etti. İşçi bu sürelerin sigortalılığına eklenerek yaş haddinden indirilmesi ve yaşlılık aylığı bağlanması istemiyle dava açtı. İlk Derece Mahkemesi işçinin talebini reddedince dava İstinaf Mahkemesi'ne taşındı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi görülen davada işçinin talebini yine reddetti. İstinaf Mahkemesi, 1 Ekim 2008 sonrası sürelerin bir kısmının zaten fiili hizmet süresi zammı ile bildirildiğini, 27 Mart 2007 öncesi dönem yönünden ise davacının çalıştığı yerin azotlu gübre ve şeker sanayii kapsamında olmamasını ve Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceğini kararına gerekçe olarak gösterdi.
Bunun üzerine dosya Yargıtay’a taşındı. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, işçinin talebini haklı buldu ve İstinaf Mahkemesi’nin kararını bozdu. Daire’nin kararında Anayasa Mahkemesi'nin anılan ibareyi iptal etme gerekçesinin eşitlik ilkesi olduğu, yapılan işin tehlikesine odaklanılması gerektiği, davacının yaptığı galvaniz işinin zehirli ve asitli işler kapsamında olup olmadığı araştırılmadan 27 Mart 2007 öncesi dönemin peşinen reddedilmesinin hatalı olduğu belirtildi ve dosya yeniden İstinaf Mahkemesi’ne gönderildi. İstinaf Mahkemesi ise Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürütülemeyeceğini, iptal tarihinden önce yürürlükte olan yasal kurala göre işyerinin gübre ve şeker sanayii şartını taşımadığını belirterek ilk kararında direndi. Bunun üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na taşındı.
Karar oy çokluğuyla alındı ve benzer hukuki ihtilaflar ve erken emeklilik başvuruları açısından bağlayıcı bir emsal niteliği taşıyor. Genel Kurul’un direnme kararını uygun bulmasıyla birlikte, iş süreçlerinde tehlikeli kimyasallara ve zehirli gazlara maruz kalan çalışanların geçmiş hak taleplerinde yasal sektör kısıtlamalarının önemi bir kez daha tescil edilmiş oldu. Ekonomim kaynağında aktarılan detaylara göre, mahkemelerin bu tür uyuşmazlıklarda sektörel tanımlara ve yasal yürürlük tarihlerine sıkı sıkıya bağlı kalacağı netleşti.
Ekonomim kaynağında yer alan bilgilere göre, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun kararında Anayasa'nın 153/5. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının kural olarak geriye yürümez olduğu vurgulandı. Bu ilkenin temel amacının hukuk güvenliğini sağlamak, kazanılmış hakları korumak ve hukuki istikrarı temin etmek olduğu ifade edildi. Anayasa Mahkemesi'nin ilgili iptal kararının Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemde yürürlükte bulunan yasa metnindeki sektör kısıtlamasının (azotlu gübre ve şeker sanayii) geçerliliğini koruduğu kaydedildi. Sonuç olarak, davacının çalıştığı işyeri bu sektörde bulunmadığından, fiilen maruz kaldığı ortam zehirli ve yakıcı kimyasallar içerse dahi, ilgili tarih öncesi çalışmalar için itibari hizmet süresinden yararlanmasının hukuken mümkün olmadığı hükme bağlandı.
İnteraktif Hesaplama · Kişisel Makro Etki Simülatörü
Kendi bütçe veya işletme büyüklüğünüzü seçerek makroekonomik değişimlerin aylık/yıllık matematiksel yansımasını simüle edin.
₺342.800
Referans kur: 34.28 ₺
+₺34.280
Yeni toplam: ₺377.080
+2.5 puan
TCMB tarihsel %25 kur geçişkenliği katsayısı ile
* Bu simülasyon yalnızca finansal okuryazarlık ve makroekonomik etki analizi amaçlıdır; SPK mevzuatı kapsamında yatırım veya kredi tavsiyesi niteliği taşımaz.
Nedensellik & Yayılım Zinciri · Ekonomik Dalga Haritası
Bir ekonomik kararın veya verinin piyasalara, sektörlere ve hanehalkına hangi sırayla yayıldığını görmek için dalga halkalarına tıklayın.
Merkez Bankası bir hafta vadeli repo faizi ve depo ihaleleriyle bankalararası para piyasasında TL fonlama maliyetini belirler.
SERİ DOSYA · SERMAYE PİYASALARI · Semafor / The Economist Standardı
BIST 100 endeksi, 2 ve 10 yıllık gösterge tahvil getirileri ile Türkiye 5 yıllık CDS priminin son 6 aylık kronolojik seyri.
Dış finansman dengesindeki iyileşme ülke risk priminin 300 baz puanın altında kalıcılaşmasını sağladı.
Dezenflasyon beklentisiyle uzun vadeli Hazine tahvillerinde getiri eğrisi aşağı yönlü hareket etti.
Enerji dışı cari dengedeki güçlü görünüm döviz likiditesini ve rezerv kalitesini destekledi.
Bankacılık sektörü ve kurumsal fonların tahvil talebiyle borçlanma maliyetleri dengelendi.
Bütçe disiplini ve cari açık/GSYH oranındaki düşüş hedefleri uluslararası yatırımcı sunumlarında öne çıktı.
Borsa İstanbul'da şirket finansalları ve yıl sonu para politikası beklentileri fiyatlamaların ana eksenini oluşturuyor.
Şeffaflık · Rakam Röntgeni & Çoklu Perspektif
Bu haber yapay zekâ desteğiyle, aşağıdaki birincil kaynaklardaki bilgilere dayanılarak hazırlanmış ve editoryal doğrulama kurallarından (`claims_checked`) geçirilmiştir.
Rakam 10
Rakam 153
Rakam 5
Rakam d1990-09-01
Rakam d2007-03-27
Rakam d2008-10-01
Rakam d2016-04-26
Ocak ayında emekli aylıklarına enflasyon farkının yanı sıra ek zam yapılması gündemde. Kulislerde refah payı ve seyyanen zam seçenekleri konuşulurken, her iki formül için de hesaplamalar yapılıyor.