Dünya BASKISI
Doğrulanmış finans ve makroekonomi haberciliği
Dünya'dan Haberler · GÜNLÜK GAZETE NÜSHASI
YIL: 2026 · SAYI: 1482
5 Kasım 2026 · 19:13
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Avrupa Birliği'nin Çin kaynaklı haksız ticarete karşı aldığı önlemlerin bölgenin rekabet gücünü zedeleyebileceğini belirterek, 'Made in Europe' odaklı korumacı politikalara karşı çıktı.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Avrupa Birliği'nin (AB) ticaret politikalarına yönelik eleştirel bir duruş sergileyerek, bölgenin rekabet avantajını koruma konusundaki endişelerini dile getirdi. Bloomberg HT'nin aktardığı bilgilere göre Merz, Perşembe günü Friedrich August von Hayek Vakfı'nda yaptığı konuşmada, AB'nin Çin'den gelen haksız ticari uygulamalara karşı aldığı önlemlerin, Avrupa'nın genel rekabet gücüne zarar vermemesi gerektiğini vurguladı. Alman lider, özellikle AB menşeli içeriği önceleyen politikaların inovasyonu köreltme riski taşıdığına dikkat çekerek, açık pazarlara olan bağlılığını yineledi.
Merz, Berlin'de yaptığı açıklamada, Fransa'nın ısrarla savunduğu ve 'Made in Europe' olarak adlandırılan kuralların, Avrupa'daki tartışmaları aşırı korumacı bir noktaya taşıdığını ifade etti. Bu kurallara karşı Hayek'in ruhuna uygun bir biçimde 'dur' dediğini belirten Merz, söz konusu düzenlemelerin yeni bir korumacılık evresine yol açabileceği uyarısında bulundu. Alman Başbakan, bu endişeler nedeniyle konunun Brüksel'de yeniden ele alınması gerektiğini savundu.
Almanya Başbakanı'nın bu çıkışı, Avrupa'nın ticaret stratejisinde önemli bir görüş ayrılığını gözler önüne seriyor. Merz, Çin'e karşı daha iddialı bir ticaret gündemi izleme konusunda Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile aynı çizgide yer alsa da, bu desteğin sınırlarını net bir şekilde çiziyor. Merz'in bu yaklaşımı, özellikle Asya seyahati sırasında liderlerden gelen AB içerik kurallarına ilişkin soruların ardından daha belirgin hale geldi.
Ekonomik rekabeti artırmayı hedefleyen Merz, yenilenebilir enerjiye yönelik sübvansiyonların azaltılmasını öngören bir planı da savunuyor. Alman lider, bu adımın çevresel hedeflere ulaşmanın tek yolu olduğunu, aksi takdirde söz konusu hedeflerin karşılanamaz maliyetlere yol açacağını belirtiyor. Bu durum, Avrupa'nın yeşil dönüşüm ve sanayi politikaları arasındaki denge arayışının, önümüzdeki dönemde daha sert tartışmalara sahne olacağını gösteriyor.
Friedrich Merz'in açıklamaları, devlet müdahalesinin piyasa dinamikleri üzerindeki etkisine dair klasik liberal bir perspektifi yansıtıyor. Aşırı devlet müdahalesine karşı duruşunu her fırsatta vurgulayan Merz, yıkıcı ticari uygulamalara karşı koruyucu araçlar geliştirilmesini desteklese de, bu araçların serbest piyasa ilkeleriyle çelişmemesi gerektiğini savunuyor. Özellikle Fransa'nın öncülük ettiği yerel içerik zorunlulukları, Avrupa'nın iç pazarını koruma amacı taşısa da, Merz bu yaklaşımın küresel rekabetçiliği baltalayabileceği görüşünde.
Avrupa Birliği içerisindeki bu görüş ayrılığı, bloğun hem Çin gibi büyük ekonomilerle olan ticaret ilişkilerini hem de kendi içindeki sanayi stratejilerini doğrudan etkiliyor. Merz'in 'Made in Europe' politikasına yönelik eleştirileri, Avrupa'nın korumacılık ile inovasyon arasındaki ince çizgide nasıl bir yol izleyeceğine dair tartışmaları derinleştiriyor. Brüksel'in bu eleştiriler karşısında nasıl bir tutum takınacağı ve ticaret kurallarında revizyona gidip gitmeyeceği, önümüzdeki dönemde Avrupa ekonomisinin yönünü belirleyecek temel unsurlardan biri olmaya aday görünüyor.◼
BU SAYIDA · İÇ SAYFALARDAKİ HABERLER
Pekin yönetimi, teknoloji sektöründeki yoğun talebe rağmen Nvidia'nın 600 bin adet gelişmiş H200 yapay zekâ çipinin anakaraya girişine henüz onay vermedi; bu durum Çin'in ABD teknolojilerine olan bağımlılığını yönetme konusundaki temkinli duruşunu gözler önüne seriyor.

Bloomberg HT kaynaklı bilgilere göre, ABD merkezli çip üreticisi Nvidia'nın yaklaşık 600 bin adet gelişmiş H200 yapay zekâ çipi, Çin anakarasına sevk edilmek üzere Hong Kong'da bekletiliyor. Konuya yakın kaynaklar, Çinli teknoloji devlerinin bu işlemcilere yönelik yoğun talebine rağmen, Pekin yönetiminin büyük ölçekli ithalat sürecine henüz resmi onay vermediğini belirtiyor. Daha önce kamuoyuna yansımayan bu devasa stokun büyüklüğü, Çin'in ABD teknolojilerine olan bağımlılığını stratejik bir çerçevede yönetme konusundaki dikkatli yaklaşımını ortaya koyuyor.
Reuters'a konuşan kaynakların aktardığına göre, Çin yönetimi son aylarda H200 çiplerinin yalnızca sınırlı miktarda ülkeye girişine müsaade etti. Bu süreçte birkaç büyük Çinli internet şirketinin, ayrı ayrı yaklaşık 10 bin adet H200 çipi temin edebildiği ifade ediliyor. Söz konusu çiplerin bir kısmının aracılar ve dolaylı kanallar üzerinden ülkeye ulaştırıldığı belirtilirken, toplam sevkiyat miktarına dair net bir veri paylaşılmadı. Pekin yönetiminin ise yüksek hacimli doğrudan ithalat konusundaki kısıtlayıcı tutumunu sürdürdüğü gözlemleniyor.
Çinli teknoloji şirketleri, ülke içinde hızla artan yapay zekâ talebini karşılayabilmek adına Nvidia'nın sunduğu gelişmiş işlem gücüne büyük bir ihtiyaç duyuyor. Alibaba, ByteDance, DeepSeek ve Tencent gibi sektörün önde gelen oyuncuları, bu teknolojik altyapıya erişim konusunda kritik bir noktada bulunuyor. Ancak Pekin'in ithalat üzerindeki denetimi, şirketlerin operasyonel kapasitelerini ve yapay zekâ geliştirme süreçlerini doğrudan etkileyen bir darboğaz oluşturuyor.
Konuya ilişkin olarak Çin Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı ile Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu, gelen yorum taleplerini yanıtsız bıraktı. Aynı şekilde Nvidia ve adı geçen Çinli teknoloji şirketleri de konu hakkında herhangi bir açıklama yapmadı. Bu sessizlik, teknoloji tedarik zincirindeki belirsizliğin ve jeopolitik gerilimlerin piyasa oyuncuları üzerindeki baskısını artırıyor.
Küresel teknoloji piyasaları, ABD ile Çin arasındaki çip rekabetinin merkezinde yer alan bu gelişmeleri yakından takip ediyor. Çin'in kendi yerli üretim kapasitesini artırma çabalarına rağmen, Nvidia'nın H200 gibi gelişmiş modellerine olan bağımlılığı, ülkenin teknolojik egemenlik hedefleri ile kısa vadeli ekonomik ihtiyaçları arasında bir çatışma yaratıyor. Pekin'in büyük ölçekli ithalatı bekletmesi, yerli üreticileri destekleme stratejisinin bir parçası olarak yorumlanabileceği gibi, ABD'nin teknoloji ihracat kısıtlamalarına karşı bir savunma mekanizması olarak da değerlendiriliyor.
Öte yandan, dolaylı kanallar üzerinden sağlanan sınırlı tedarik, Çinli şirketlerin küresel yapay zekâ yarışında geri kalmamak için alternatif yollar aradığını kanıtlıyor. Ancak 600 bin çiplik devasa stoğun Hong Kong'da bekletilmesi, Çin'in teknoloji ithalatı üzerindeki merkezi kontrolünün ne kadar katı olduğunu gösteriyor. Bu durum, küresel çip tedarik zincirinde yaşanabilecek olası bir tıkanıklığın, hem Nvidia'nın satış hedefleri hem de Çinli teknoloji şirketlerinin inovasyon kapasitesi üzerinde uzun vadeli etkiler doğurabileceğine işaret ediyor.◼